Bana bir kapı açılsın diye beklemenin ne kadar aptalca olduğunu öğreten ses, umutlu ve umutsuz olmanın arasında kalmaya ne çok benziyor. Hiçbir şeye yeterince yanılmayı bekleyemiyorum. Böylece benim cici hayal kırıklıklarım, ister istemez hislere duyulan pişmanlık algısını ortadan kaldırıyor.

Ve bazen en ummadığım insanlarla arkadaşlık etmeye yeltenmek istiyorum. Onlara gülümsemek, hiçbir çirkinliği ve kötülüğü olmadığına inandığım gayelerini benimle paylaşmalarını istediğimi bir şekilde ifade etmek istiyorum. Çünkü pişmanlık ortadan kalkınca kaybedeceğim tek şey, hırçın zayıflığımı besleyen genç vakitlerim olmalı sanırım.

İşitme engelli olduğum için, genellikle insanların dudaklarına bakarım. İnsanlar; yalnız ve tenha olduğumu farkettiğinde maskelerini takıp gelirler bana. Ne zamandan beri maskeleri dahi özlediğimi hatırlamıyorum. Umudun içinde bir umutsuzluk, umutsuzluğun ise bitmek bilmeyen aynalarındayım. Bakın şimdi size orta sınıf ama taşralı sigaramdan ikram edeceğim.

Söyleyecekleriniz vardır... (Var mı?)

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmişlerdir.