Odaya ağır bir sigara dumanı çökmüş. Saat sabah tam dört. Kimse yok. Bir küllük dolmuş kadehler boşalmış. Hayatımda aynı böyle bir yerden dolarken bir yerden boşalıyor. Bir başarım yok kazancım hiç yok. O ışıltılı hayatlar gözümü alıyor çok fazla bakamıyorum, sahte mutluluklar beni kör ediyor. Sahte insanlar sanki kanımı emiyor. Arada bir elim kalem tutsa da çok bir boka benzemiyor karaladıklarım. Kendimi bulmak için koltukların altına bakıyorum belki çocukluğum korkup gizlenmiştir diye. Bir şarkı açıp bir sigara yakıyorum şarkı arkada dönüyor, başım gibi. Arka arkaya vuruyorum sert içkileri. Zihnime tecavüz eden insan kalabalığı, caddelerin ışıkları altında solan yıllarım. Soğuk bir kış akşamı odama tıkılıp kalıyorum. Dibine kadar yaşadığım yalnızlığın derinliklerinden uğultular geliyor. Gözümü açıyorum güneş yok, kapatıyorum güneş yok. Karanlık nüfuz ediyor her nefesimde içime. Soyutlandığım hücremde eski aşklarımı düşünüyorum. Başkasının duygularına tercüman olmak için bir bölüm yok sistemde. Bazen birine dokunuyor yazdıklarım bazen kimse anlamıyor demek istediklerimi. Umutlarımın üstüne bir şişe Jack Daniel’s döktüm. Çakmağı çakıp yaktığım sigaradan iki duman çekip yine o umutların üstüne bastım. Beklentilerimi ezip geçen arabalar kaç bin dolar? Peki ne zaman birine koştuğumda açıldı kollar? Duvarları yıkıp gideceğim, denizleri geçeceğim. Kendi kendimle çelişmek en büyük yeteneğim. Dibi görünmeyen kuyulardan korkuyorum. Beni karanlık mı korkutuyor yoksa kuyunun kurumuş olması mı? Atlarsam çakılır mıyım yoksa boğulur muyum? Cevapları olmayan sorular zihnimin kapılarını zorluyor.

(beatkusagi.com)

Söyleyecekleriniz vardır... (Var mı?)

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmişlerdir.