“Bir varmış, bir yokmuş…” diye başlayan masalların “Yok” olarak kaldığını anladığımda çoktan yerle yeksan olmuştu kuşattığın kalbim. Sana duyduğum aşk için yaratıldığımı ve varoluş sebebimin bu olduğunu sanırdım, düşüncelerin binlercesi aklıma tecavüz etmeden az önce.

Geçmişin çoktan gittiğini biliyor ve inadına susuyorum. Deli gibi özlediğim, ölür gibi sevdiğim günlerin geride kaldığı bir zaman diliminden ellerin olmadan geçmek kötü bir his. Süt kadar beyaz tenin, uyum içindeki simetrik dudakların ve bal kokan memelerin inandığım tüm o masallarla birlikte çürüdüler.

Yeniden doğumu reddeden soğuk bir öpücük ile Tanrı’ya sunduğum son bir dilek ve gerçekleşmesi mümkün olmadığı halde bel bağladığım birkaç umut kaldı elimde.

Söyleyecekleriniz vardır... (Var mı?)

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmişlerdir.