Tarif edemediğiniz hisler vardır.

İstediğinizde yapamayacağınız….

Sevdiğinizi kaybetmek gibi,

En çok değer verdiğiniz şeyin artık olmaması gibi,

bazen saçınızın kırılması,

bazen kaleminizin kaybolması,

bazen babanızın şefkatli sesi gibi,

bazen annenizin gözyaşı gibi…

Farklı şeylerden muzdaribiz bu hayatta.

Farklı şeylere kanıyor, farklı şeylere gülüyoruz.

Yeri geliyor aynı rakı masasında aynı şeyleri anlatıp, farklı şeyler hissediyoruz. Kırılmışlıklarımızdandır hissettiklerimiz.

Yaşadıklarımızdandır dilimizden dökülenler.

Şöyle durup etrafıma baktığımda gördüğüm şeyler öyle yüzeysel ki

gülen yüzler

sahte bakışlar

burada olmayan ruhlar

istenmeyen durumlar.

Bir insan çok sevebilir ya da nefret edebilir. Bazı şeylerin ortası yoktur. Olmamalıdır da.

Bir müziğin size hissettirdiği şeyin ortası yoktur. Ya içinizi söker ya da sadece müziktir.

Bazı anlar vardır.

Vardır….

Ya ölüme götürür ya da her şeye.

Ölümden kastım öyle toprak altına girmek değil. Her nefeste ciğerine zehir almak, her bakışta azar azar kendini yok etmek, her güne uyanışında tekrar tekrar mezara girmek.

Yani ruhi…

Tamamen hissi…

Acı diner mi ateş söner mi bilinmez ama hissedilen silinmez.

Yeri gelir gitmekten dem vururuz. Lakin bu böyle otobüse bin git değil. Tamamen gitmek, ruhen gitmek, aklen, kalben. ..

Öyle her gitmekle gitmiş olmazsın. Bazı şeyler adam akıllı yapılmalıdır. İnanarak, kandırarak değil.

Bak yine kandırdım bugün kendimi. Mutluyum diyerek girdim yatağa.

Peki ya yazdıklarım. Peki ya hissettiklerimiz…

Başlarken olduğum kişiyle aynı değilim. Aynı ben değilim.

Saçmalamıyorum…

Zira sen de değilsin…

Anlatamazsınız..

Bir annenin gözyaşını, yanan yüreğini, çaresizliğini anlatamazsınız..

Bazen aynı şeyleri hisseder, birlikte yanar birlikte kanarsınız ama bu seferde sadece kalırsınız…

Diyor ya şair ‘aklın kalır kalbin kalır…’

Velhasıl kelam…

Dünya dönüyor. Ve döndükçe midem bulanıyor. Kusmaktan yoruldum keza kusamamaktan da yoruldum. İçimde bitmeyen bir şey var durdukça zarar veren.

Büyüdükçe büyüyen..

Zehirli bir sarmaşık gibi

sanki herkesin yükü omzumda gibi.

Sanki bir cenaze var da ben onunla yaşıyormuşum gibi.

Her şeyi yüklenmişiz de o aptal yükle bütün engelleri ezile ezile aşmaya çalışır gibi…

Eziliyoruz iyi ya da kötü…

Ezilmenin iyisi mi olur demeyin!.

Bazen ezilmek orada öylece yok olmak binlerce defa dirilmekten çok daha iyi..

Bilirim bilirsiniz….

(beatkusagi.org)

Söyleyecekleriniz vardır... (Var mı?)

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmişlerdir.