Ona ne kadar güzel güldüğünü söyleyecek kadar bile kalmamıştı yanımda.
Oysa tek istediğim, gülüşünün bir kıyısında benim de yerim olmasıydı.
Olmadı.
Kimse daha fazla acıtamaz dediğim yerlerden kanamıştım.
Olsundu.
Olmadı.
Ölülerin canı yanmazdı, ama onun dilinden çıkan kabuklarımı kanatmıştı işte.
Her neyse.
Zaten olmazdı.
Çünkü biz; devrik bir masalın, mutsuz sonuna koyulan üç nokta gibiydik.
Ayrı hikayelerde, yanlış bir sona yazıldık…

Söyleyecekleriniz vardır... (Var mı?)

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmişlerdir.