Düşüyorsun öyle, bir anda, aniden yani..

Beklemediğin anda,

beklemediğin yerde.

Kalkmak mı?.

Sana kalmış aslında biraz..

Küllerinden doğup daha güçlü olmak da senin elinde,

düşkün bir ahmağa dönüşüp, acınacak hale gelmek de senin elinde.

Zannediyorum ki birinciyi seçenlerdensin keza bende öyle yapanlardanım. Ne halt yemeye her seferinde güçlü olmayı seçiyoruz ben de anlamıyorum da bayılıyoruz ‘ben güçlüyüm, ben ağlamam’ ayakları çekmeye. Hiç kimse öyle ‘ben zayıfım valla güçlü değilim’ demeyi kendine yediremiyor nedense.

Elimde olsa ben öyle güçlü olayım filan istemezdim. İstediğimde ağlasam,

her şeyi sallasam,

sürekli başkalarıyla halletsem çok da fena olmazdı hani. Yani ben isterdim.

Sende mi, yoksa oda mı ?…

Farkettim de kimse öyle yaşadığından, hayatından, kendinden, mükemmel dakikalarından memnun değil. Ya daha fazlası, ya daha iyisi, ya daha güzeli ya da nebileyim işte….

daha güçlü olmak,

daha güzel olmak,

daha fit olmak,

daha çekici olmak ve binlerce daha daha daha….

Farkettiyseniz dışarıyı ayna olarak seçmişiz ya da yanılıyor muyum?.

Yanılıyorsam eğer lütfen söyleyin.

Elindekinin aksi bir seçim verildiğinde insanoğlu hep aksini istiyor nedense?. Elimizdekinin kıymetini bilememekten mi bu acaba onarmayı beceremediğimizden mi ya da aklım onda da kalmasın bir tadına bakayım aradan çıksından mı bilmiyorum açıkcası ama ben ikisinden yana kullanıyorum seçimimi.

Doyumsuzluğumuzdan…

Yeterince tatmin etmeyen her şey bitiyor, gidiyor.

Fazla sevilmediğini mi hissettin git.

Çok güzel olmadığını mı düşünüyorsun bırak.

Yeterince cahil olmadığını mı düşünüyorsun biraz daha salaklaş.

Genel olarak başarıyı sevmiyoruz o yüzden daha cazip cahillik biliyorsun.

Arkadaşlar düşüyoruz, düştükçe daha da dibe iniyoruz. Başarı mı başarısızlık mı bilmiyorum ama ben yanıyorum. Hem kül oluyorum hem harlanıyorum. Yanıyorum ama büyüyorum. Bambaşka bir şey bu kimseye ihtiyacım kalmıyor gün geçtikçe. Bazen de yapayalnız bir garip gibi hisssediyorum kendimi. Bunun ortası yok. Ya kalabalıktaki yalnızlığı seçeceğim ya da kalabalık olacağım.

Bu güçlü olmak değil. Bu yolu ben seçmedim, seçmek de istemezdim zaten.

Her gece ağladığını biliyorum mesela. İnce ince çarpan rüzgara kapılıp elinde sigara, balkon demirlerine yaslandığın anları da…

Hepimiz birbirimizi biliyoruz aslında da bir olmayı beceremiyoruz. Birbirimizin olmayı seçemiyoruz.

Bir “daha” davasına kapılmışız oradan oraya gidiyoruz.

Ne diyeyim ki yolumuz açık olsun.

Daha söyleyeceklerim var da bugünlük burada bırakmak istiyorum.

Dahası sizin olsun…

(beatkusagi.com)

Söyleyecekleriniz vardır... (Var mı?)

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır. Zorunlu alanlar * ile işaretlenmişlerdir.